Emniyet Teşkilatı Sendikası olarak, üyelerimizin kazanılmış haklarını koruma ve idari keyfiliğe karşı durma kararlılığımızı ilk günkü ciddiyetle sürdürüyoruz. Daha önce İstanbul 10. İdare Mahkemesi nezdinde açtığımız iki ayrı davayı kazanarak üyemizin mağduriyetini gidermemize ve haklılığımızı tescil ettirmemize rağmen, idarenin mahkeme kararlarını ve kanun hükümlerini hiçe sayan ısrarlı tutumu maalesef devam etmekte ve kesin olarak kazanacağımız 3. bir davaya sebebiyet vermiştir.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda sivil memur ve aynı zamanda uluslararası hakem(Avrupa ve Dünya Hakem Listesinde yer alan) olarak görev yapan meslektaşımızın yasal hakkı olan görevli-izinli sayılma talebi, idare tarafından bir kez daha hukuka aykırı şekilde reddedilmiştir. Sendikamız, yargı kararlarını ve hukukun üstünlüğünü görmezden gelen bu mükerrer işleme karşı İstanbul İdare Mahkemesi bünyesinde yeni bir iptal davası daha açmış bulunmaktadır. Konuyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonunda ayrıca bir başvurumuz bulunmaktadır.
Dava konusu yeni hukuksuzluk; üyemizin 03-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Antalya/Alanya’da gerçekleştirilen Türkiye Hokey Federasyonu Süper Lig Play-Off Müsabakalarında hakem olarak görevlendirilmesiyle ilgilidir. 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu’nun 29. maddesi, bu tür müsabakalarda görev alan kamu çalışanlarının organizasyon süresince görevli-izinli sayılacağını açıkça emretmekte ve idareye bu konuda herhangi bir takdir yetkisi tanımamaktadır kaldı ki daha önce de kazanılan mahkeme kararları bu konunun açık delili niteliğindedir.
Buna rağmen davalı idare, “görev yoğunluğu ve personel ihtiyacı” gibi soyut gerekçelerle bu talebi reddetmiştir. Ancak idarenin bu gerekçesindeki samimiyetsizlik ve tutarsızlık, üyemizin aynı tarihler arasında senelik izin kullanmasına onay verilmesiyle açıkça deşifre olmuştur. Görevli izin verildiğinde aksayacağı iddia edilen kamu hizmetinin, senelik izin hakkı kullanılırken aksamadığını öne sürmek rasyonel ve hukuki bir yaklaşımla bağdaşmamaktadır.
Kesinleşmiş mahkeme kararlarını uygulamaktan imtina eden, aynı konuda defaatle haksız işlemler tesis ederek kamu kaynaklarını gereksiz yargı giderleriyle zarara uğratan bu keyfi yönetim anlayışını kabul etmiyoruz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götüreceğimiz süreçte dahili bulunan tüm kamu görevlilerine tazminat ve rücu işlemleri için elimizden gelen tüm hukuki girişimleri yerine getireceğiz.
Adaletin tecellisi için gece gündüz görev yapan Emniyet Teşkilatı çatısı altında, “Türk Milleti Adına” verilen yargı kararlarının bu denli boşa çıkarılması kurumsal vizyonumuza büyük zarar vermektedir. Personelini koruyan , destekleyen ve haklarını teslim eden bir kurumsal kimliğin oluşması için elimizden gelen her şeyi yasal mevzuatlar çerçevesinde yerine getirmeye devam edeceğiz.
